Skip Navigation Links
Skip Navigation Links


Cihangir Akşit Romanları

Sarı Sessizlik

Sarı Sessizlik
Bir kayboluşun romanı



Miralay Reşat Bey ve Vatan Savunmasında 27 yıl

Miralay Reşat Çiğiltepe
ve Vatan Savunmasında
27 yıl




Savruluş

Savruluş







Roman için okurların yorumları:

Okunması gereken bir roman.

Güzel bir dil anlatımı olan, yaşanmış savaşı güzel bir şekilde anlatılmış, okumaya başlayınca elinizden bırakamayacağınız, sürükleyici, harika bir eser. Herkesin kütüphanesinde olması gerekli diye düşünüyorum.

Yaş: 27; Eskişehir, Türkiye
29 Nisan 2009, Çarşamba
(hepsiburda.com)

Çok etkilendim.

Merhaba.

Saat tam 04.35 aslında kitabınızı okumaya 2 gün önce başlayabildim ama bir kitap okurken çok nadiren başıma gelen bi durum oldu. Zaman geçip sayfalar ilerledikçe yorulan gözlerime ragmen okadar akıcı ve okadar merak uyandırıcı bir şekilde yazmışsınız ki kitabı kapatıp yatagımın başucuna koyamadım.

Kitabı biraz önce bitirdim ve tekrar tekrar söylemek isterim hayran kaldım. Kendimi bildim bileli tarihe karşı olan büyük ilgimden dolayı çok araştırıp çok okudum kimi zaman mezarlar buldum kimi zaman ulaşmak istedigim şeylere ulaşamayım meçhul kalmasına üzüldüm ama çok farklı şeyler ögrendim ve hala ögreniyorum.

Kitabınızı okuyana kadar sarıkamışta yaşanları bildigimi ve orda olanların acılarını hala hissetigimi sanırıdım fakat okuduktan sonra aslında hiç birşey bilmedigimi anladım. Okurken sanki mülazım sacit efendinin yanında gibi hissettim kendimi odamın sarı ve loş ışıgında gerçekten onlarla beraber üşdügümü hissettim onlarla doydum bazı vakitlerdede gözlerimden damlayan yaşlara hakim olamadım.

Kısacası çok etkilendim.

Bölegede inceleme yaptıgınızı ve o savaşı yaşayanlarla konustugunuzu okudugumda sizi çok kıskandım keşke orda bende olsam ve o şerefi bende yaşayabilseydim dedim. Tarihini iyi ve kötü olaylarıyla kabullenmiş ve her evresinden gurur duyan bir Türk genci olarak bize orada yaşanan acıları unutturmamak adına yazdıgınız bu eser için size sonsuz teşekkür ederim. Bu gibi eserlerinizin ve başarılarınız devamını dilerim...

Saygılarımla.

Metin Agvaz
01 Mayıs 2009, Cuma
(sarisessilik.com)

Sarıkamış

Kitabınız,Sarısessizlikle ilgili ilk bilgiyi Cumhuriyet Kitap'tan edindim.İlk fırsatta değerli yapıtınızı alıp okuyacağım.Yemen,Çanakkale ,Sarıkamış'ta yiten binlerce can önce türkülerimiz de dile gelmiştir:

      İbrişimin kozaları

      Battı Avşar kazaları

      Sarıkamışta döküldü

      Gonca gülün tazeleri.

Teşekkürlerimi,sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Aykut Atvur, Balıkesir
18 Haziran 2009, Perşembe
(sarisessilik.com)

Sarikamis...

Sayin ve Sevgili Emekli Tumgeneral Cihangir Aksit,

Romaninizi ve web sayfanizi Cumhuriyet Kitap'ta gordum.

Yapmis oldugunuz calisma icin cok tesekkurler. (Web sayfasindakli resimleriniz de cok guzel, anlamli ve duygulandirici.)

Baska eserlerinizi de gormek isteriz.

En icten dileklerimle,

Fazli Can

Not:

Kucuk bir not. Ilk sayfada kucuk bir yanls yazim var, dikkatinize getirmek istedim "altaki."

Site hakkındaki her türlü görüş, öneri ve katkılarınızı lütfen altaki mail adresine gönderiniz.

Fazlı Can, Bilkent University
19 Haziran 2009, Cuma
(sarisessilik.com)

Sarıkamış Harekatı

Sayın Cihangir Akşit,

Saygıdeğer büyüğüm,

Ben Sarıkamış'lıyım. 1962 yılında doğdum. Doğma büyüme oralıyım, www.sarikamisdergisi.com sitesinin sahibi ve yazarıyım. Şu anda işim dolayısı ile İzmir'de yaşıyorum.

Sarıkamış Harekatı biz Sarıkamış'lılar için çok önemlidir. Her Sarıkamış'lı bu harekatın acısını yüreğinin ta derinliklerinde hisseder. Öylesine acıklı hikayeleri vardır ki, bu acılar bizlerin beynine vurulmuş pranga gibidir.Bunun içindir ki harekata ilişkin konuşmamayı yeğleriz.

Savaşa ilişkin gördüğümüz ,yaşadığımız,duyduğumuz her olayda Sarıkamış'ta donarak ölmüş askerlerimizi hatırlıyoruz. Onların yaşadıkları dram hep aklımızda ,hep tazedir.

Kitabınızın tamamını henüz bitirmedim okumaya devam ediyorum. Yazdıklarınızdan öylesine etkilendim ki, okurken içim bir tuhaf oldu.Sarıkamış harekatına ilişkin onlarca kitap okudum, büyüklerimden çeşitli hikayeler dinledim. Kah ağladım, kah düşündüm aklımın yettiğince.

Bir Sarıkamış'lı olarak duyduğumuz acıyı, büyüklerimizden dinlediğimiz hikayeleri en doğru biçimde saf bir dille yazdığınız için size minnet borçluyuz.

Kitabınız tarihe ışık tutacak önemli kitaplar arasında yerini alacaktır.

Sarıkamış halkı adına , emeğinize, yüreğinize kaleminize sağlık diliyorum.

En derin saygılarımla

Hülya Türk, İzmir
21 Haziran 2009, Pazar
(sarisessilik.com)

Sarı Sessizlik kitabı hakkında

Sarı Sessizlik kitabını okuma şansını elde etmiş çok şanslı bir insan olarak görüyorum kendimi.

1938'lerde Hatay'ımızı Fransız'lardan kurtaran Mustafa Kemal Atatürk düşkünü bir toplumun yaşadığı Antakya'da 1961 yılında doğmuş olarak ben halen İstanbul'da yaşıyorum, evliyim ve 20 yaşında üniversitede okuyan bir kızım var.

Kitabınızdan hemen her bölümü okurken o kadar çok etkilendim ki bu konuda haddim olmayarak bir görüşümü iletmek istiyorum: Milli Eğitim Bakanı'nın yerinde olsam bu kitabı ilk öğretim okullarında ders kitabı olarak okuturdum.Kitapta neler yok ki ? Ders konusu olabilecek ; yanlış yönetimler, kötü stratejiler, savaşın anlamsızlığı , savaşın gerekmedikçe her iki taraf için bir katliam olduğu , acımasız doğaya karşı insanın mücadele azminin sınırlarının nereye kadar zorlanabileceği , savaşın insanları birbirlerini boş yere öldürme ve öldürülme çaresizliği ile karşı karşıya bıraktığı, Mülazim Sacit'in şahsında Türk askerinin vatan savunması sözkonusu olduğunda koşullar ne olursa olsun ne kadar güçlü olduğu , bu ülkenin saldırgan ve düşmanlara kolay kolay teslim edilmeyeceği ve daha neler...

Hele son bölümlere doğru , özellikle 356-357 sayfalarda Rus Yüzbaşısı Mushelof'un dile getirdiği yaşam ve sevgiye ilişkin yoğun duygu dolu -bir o kadar anlamlı-ifadeler, 372-373.sayfadaki o anlamlı sözler ! ...Savaşın Osmanlı için anlamsızlığı (bir taraftan da Almanlara yarayan ! ) bir yana ;

"Süngü muharebesini donmak üzereyken bile kabul eden dünyadaki nadir askerler onlar" cümlesi ne de güzel özetliyor bizi karşı tarafın ağzıyla, öyle değil mi?

Keşke bu kitabınızı gençlik başta olmak üzere tüm Türkiye okusa. İnanın o zaman belki Gençliğe Hitabe'de belirtilen ülkeye sahiplenme olgusu ve önemi daha iyi anlaşılır. En başta ben bu kitabı aile bireylerine okumaları için mutlkaka vereceğim , çevremedeki insanlara da bu kitabı almalarını ve okumalarını tavsiye edeceğim.

Mustafa Kemal Paşa'nın da önemle ve üzerinde durarak belirttiği; savaşın gereksizliği, diger yandan ülkelere mal olmuş kahramanlıklar sadece "Er Ryan'ı Kurtarmak" ya da "Pearl Harbour" gibi filmler değil sizin yazdığınız "Sarı Sessizlik" gibi çok değerli eserlerin filmleştirilmesi ile de anlatılabilmeli, bence. Sahi, bu romanı filmleştirmek ne kadar faydali bir iş olurdu , öyle güzel , öyle mükemmel ve unutulmaz bir film çıkardı ki , bana göre yurt içi ve yurt dışından alacağı ödülleri koyacak yer bulamazsınız.Ülkemizde bu kadar güzel film yapan yönetmenler varken , teknolojik imkanlar böylesine gelişmişken , kalıcı eser olarak kitabın yanısıra insanların arşivinde çocuklarına ve torunlarına bırakacakları böyle bir film eseri olsa ne güzel olurdu ? Sarıkamış'ın geçmişteki acılarını siz bizzat yaşamış yaşlı insanlardan dinleyerek ve yorucu- meşakkatli gözlemler sonrasında elde ederek bizlere ulaştırdığınız bu bilgi hazinesinin hiç unutulmaması için yeni nesillere nasıl aktarabiliriz?

Bu arada en kısa zamanda Çiğiltepe kitabınızı da temin ederek okuyacağım.

Sarı Sessizlik'teki emekleriniz için size gönül dolusu şükranlarımı sunuyorum.

Saygılarımla,

Asaf Kerimoğlu, İstanbul
18 Eylül 2009, Cuma
(sarisessilik.com)

Sarı Sessizlik - Cihangir Akşit

1.Dünya savaşındaki Kafkas Cephesi (Sarıkamış), şehit olan 65 bin Türk askeri, Sarıkamış trajedisi ilk defa bukadar kapsamlı ve direk okuyucuya bu denli canlı bir şekilde anlatılmakta.

Hepimizin bildiği gibi Sarıkamış hepimizin yüreklerini burkan bir askeri başarısızlık olmuştur. Kayıtlara göre 65.000 Türk askeri şehit olmuştur. Bu askerlerden sadece %5’i Okuma yazma bilmektedir. Şehitlerimizin sadece 17.000’in isimleri bilinebilmektedir.

**”10. Kolordunun Erzurum’dan çıkarken 45. 000 mevcudu olduğu, Allahuekber Dağı eteklerine geldiği sırada bunun 28.000 mevcuda indiği, o müthiş dağ 4 günde aşıldığında Başköy ve Beyköy’e sadece 1200 (bazı anılarda 3000) Mehmetçiğin ulaşabildiği yazılmaktadır. Onların da çoğunun ayağı donuktur.”

Bu kitapta tam bu tradejeyi bir asker ama aynı zamanda vatansever bir yazar olarak okuyuca sunmaktadır, emirlere itaat ile uyan askerlerin, hayalleri, çaresizlikleri; Mülazım Sacit ve fedakâr askerlerini, hedefe varmak için amansız mücadeleleri anlatılmaktadır. Mutlaka okunmasını önerdiğimiz kitaplardandır.

Alıntı: muzaffertasyurek.blogcu.com

admin
3 Kasım 2009, Salı
(kitap-ozet.net)