English
Skip Navigation Links
Skip Navigation Links


Cihangir Akşit Romanları

Sarı Sessizlik

Sarı Sessizlik
Bir kayboluşun romanı



Miralay Reşat Bey ve Vatan Savunmasında 27 yıl

Miralay Reşat Çiğiltepe
ve Vatan Savunmasında
27 yıl




Savruluş

Savruluş







Üçüncü Gün (24 Aralık 1914)

Sketch


Kroki: 24 Aralık 1914
Kroki: 24 Aralık 1914

11'inci Kolordu:

Cephede muharebeler bugün de devam etti. Düşman bazı bölgelerde çekilirken, bazı bölgelerde de karşı taarruzlar yapıyordu.

Kroki: 24 Aralık 1914
Kroki: 24 Aralık 1914

9'uncu Kolordu:

29'uncu Tümeni ile düşmanın 300 kişilik bir hudut müfrezesini atıp, Bardız’a vardı ve bir alayını Bardız Yayla’ya gönderdi. 17'nci Tümen Nurşin’e, 28'inci Tümen de Terpenek’e vardı. Bugün şiddetlenen tipi 17'nci Tümeni dağıttı, askerlerin %40’ı dağıldı. At üzerinde ilerlemekte olan Enver Paşa bu korkunç durumu gördü. Gece Bardız’a geldi. Her üç tümeni de burada toplamak istiyordu. Ancak, gece bir Rus Askerinden Sarıkamış’ta topsuz birkaç artçı birliğinden başka kuvvet olmadığını öğrendi ve durmadan 29'uncu Tümenle, gecikmeden Sarıkamış’a yürümeye başladı. 17'nci Tümen de gelecekti.

Kroki: 24 Aralık 1914
Kroki: 24 Aralık 1914

10'uncu Kolordu:

Ordu Komutanını emrine uygun olarak 32'nci Tümen Kotik, 30'uncu Tümen de Penek istikametinde ilerleyecek, 31'inci Tümen ise 30'uncu Tümeni takip edecekti. Özellikle gece taarruzlarıyla düşman Penek’ten öteye atıldı. 32'inci Tümen de planlandığı gibi yoluna devam etti. Ama bata çıka, her an biraz daha eriyerek.

Genel Özet:

Fırtınaya rağmen Mehmetçik uçsuz bucaksız beyazlıklarda yürümektedir. Bütün bunların üzerine 10'uncu Kolordu Kurmay Başkanı Nasuhi Bey ileri hatlara geliyor ve büyük bir şanssızlık sonucu esir düşüyor. Hepsinden kötüsü de üzerindeki Başkomutanlık Emri Rusların eline geçiyor. Ruslar da kendilerini buna göre ayarlayıp, Sarıkamış’a kuvvet çekmeye başladılar.

Bugün Oltu mevziindeki düşmana doğru, sağ ve sol kanatları kuşatacak tarzda taarruza başladı. 31'inci Tümen kendi inisiyatifi ile Oltu’ya yanaştı. Bu sırada kuzeyden ateş yedi. Bunun üzerine birden bu iki birlik arasında muharebe başladı. Toplar, tüfekler ateş kusuyordu. Derken birlikler birbirlerine bu şekilde taarruza başladılar. Ateş yağmuru içinde 600 - 700 m yaklaştıklarında ani bir şekilde durdular. Ateş kesildi. Yürekler acısı yanlışlık anlaşılmıştı. 31'inci ve 32'nci Tümenler birbirleriyle çarpışmışlardı. Subaylar, Astsubaylar, Mehmetçikler bir anda birbirlerine doğru koşup kucaklaştılar, hemen hepsi ağlıyorlardı. Evet, bu yanlışlıktan dolayı 24 bölük 4 saat kadar birbirleriyle amansızca çarpışmışlardı. Sebebi de irtibatsızlıktı. Soğuğun verdiği acılara bu da eklenmişti. 2000’e yakın kayıp vardı.